_ _    _ _____  ___   __                       
 __      _(_) | _(_)___ / ( _ ) / /_   ___ ___  _ __ ___  
 \ \ /\ / / | |/ / | |_ \ / _ \| '_ \ / __/ _ \| '_ ` _ \ 
  \ V  V /| |   <| |___) | (_) | (_) | (_| (_) | | | | | |
   \_/\_/ |_|_|\_\_|____/ \___/ \___(_)___\___/|_| |_| |_|

Soy tükenmesi

Günümüz dünyasında Soy tükenmesi toplum için büyük önem taşıyan ve ilgi duyulan bir konu olmaya devam ediyor. Ekonomiye olan etkisinden, günlük hayata olan etkisinden ya da toplumsal alandaki öneminden dolayı Soy tükenmesi her yaştan ve her kökenden insan için bir tartışma ve düşünce noktası olmaya devam ediyor. Tarih boyunca Soy tükenmesi, etrafımızdaki dünyayla ilişki kurma şeklimizde temel bir rol oynamıştır ve onun incelenmesi ve anlaşılması, günümüz toplumunun işleyişinin anlaşılmasında temel olmaya devam etmektedir. Bu makalede Soy tükenmesi ile ilgili farklı yönleri ve modern yaşamın çeşitli yönleri üzerindeki etkisini inceleyeceğiz.
Korunma durumu
Bufo periglenes, the Golden Toad, was last recorded on May 15, 1989
Tükenmiş
Tehlikede
Tehdit altında

Diğer kategoriler

Ayrıca bakınız

IUCN Red List category abbreviations (version 3.1, 2001)
Kırmızı liste karşılaştırması üstte
NatureServe durumu altta
NatureServe category abbreviations
Dodo, en çok anılan, yakın zamanda soyu tükenmiş hayvanlardan biri

Soy tükenmesi, biyolojide ve ekolojide, bir türün veya cinsin varlığının sona ermesi, biyosferin küçülmesidir. Soy tükenmesi durumu doğal evrim sürecinin bir parçasıdır. Türler değiştikçe bazen yaşadıkları çevrelere daha iyi uyarlanmış ve aynı zamanda çevre tarafından değişikliğe uğratılmışlardır. Bu türler varlıklarını sürdürürken, çevreye uyum sağlayamayanlar ise var olma savaşında yenik düşüp yeryüzünden silinmişlerdir.

Tükenme çeşitleri

Yaşamın başlangıçından bu yana (3.8 milyar yıl öncesinden günümüze) türler kısa zaman aralıklarıyla yaşayıp yok olmuştur. Ancak Dünya Korunma Birliğinin oluşturduğu kırmızı listede sadece yakın zamanda nesli tükenmiş türler yer alır (Dodo, Tazmanya kurdu, Falkland tilkisi vb.).

Genelde o türdeki son canlının ölümü, soy tükenme ânı olarak kabul edilir, ancak soyun devam etmesi için gerekli olan canlı sayısı çok daha önceden yitirilmiş olabilir. Örneğin Pinta Adası kaplumbağasının (Geochelone nigra abingdoni) sadece 1 erkek üyesi kalmıştır. Bu üyenin adı Yalnız George'dur. Bazen bir canlının neslinin tam tükenip tükenmediği bilinmez (Çin nehir yunusu vb.). Bunun gibi durumlarda bu tür kritik tehlikede kabul edilir. Ayrıca çok nadir bir durum olarak, neslinin tükendiği sanılan bir hayvanın hâlâ yaşıyor olduğu ispatlanabilir (Takahe, Keseli sincap vb.). Bu durumda bu tür Lazarus taksonuna girer.

Tükenme nedenleri

Yolcu Güvercini, Ectopistes migratorius, erkek, boyama sonrası kromolitograf

Soy tükenmesinin birçok nedeni vardır. Örneğin kuş olmayan dinozorların nesli, çok büyük bir göktaşı nedeni ile tükenmiştir. Veya Buzul Çağı'nda yaşamış hayvanların nesli sıcağa uyum sağlayamadıkları için tükenmiştir (mamut, yünlü gergedan, vb.).

Bazen bir hayvan türü evrimleşen yeni ve daha başarılı türlerin rekabetine dayanamaz. Örneğin milyonlarca yıl boyunca kıtalar, Dünya'nın yüzeyinde yavaş yavaş sürüklendi. Bu sürüklenme sonucu, Güney Amerika öbür kıtalardan milyonlarca yıl (yaklaşık 100 milyon yıl) uzak kalmış, bu dönem boyunca keseliler rahatça gelişip çeşitlenme çeşitlenme fırsatı bulmuştu. Ancak bundan yaklaşık 3-4 milyon yıl önce oluşan Panama Kıstağı nedeniyle Kuzey Amerika'daki eteneliler (örn. Canis dirus gibi etçiller) Güney Amerika'ya göç etti ve birçok keselinin soyunun tükenmesine neden oldu.

Yakın zamanda (holosen-günümüz, özellikle antroposen) birçok türün tükenmesine neden olan en önemli unsur insandır.

Avcılık, kirlenme, yabancı türlerin getirilmesi ve doğal yaşam alanının tahribatı soy tükenmesinin nedenlerinden birkaçıdır. Dünya Korunma Birliği'ne göre 1500 yılından itibaren 784 türün tükendiği kesin olarak kanıtlanmıştır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b c A.Ş., Encyclopaedia Britannica, inc. Ana Yayıncılık (1992-1993). Temel Britannica : temel eğitim ve kültür ansiklopedisi. 16. Hürriyet. s. 31. OCLC 850759052.